Kaynak:CNN TÜRK
Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarihi eserlerin korunması ve sahteciliğin önlenmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalarda önemli bir aşamaya geldi. Bakanlık envanterinde bulunan 600 binden fazla eser, dijital kimliklendirme ve özel işaretleme yöntemleriyle kayıt altına alındı. Artık bu eserler anbean takip edilebiliyor.
“TARİHİ ESERLERİN GÜVENLİĞİ İÇİN KİMLİKLENDİRME PROJESİ”
Bakanlık tarafından 2023 yılında başlatılan proje, sahteciliğin önlenmesi ve eser güvenliğinin artırılması hedefiyle yürütülüyor. Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğiyle yapılan çalışmada, eserler özel kimyasal işaretleme yöntemiyle işaretlendi.
Yetkililer, bu yöntemin eserlerin zarar görmeden uygulanabildiğini ve laboratuvar ortamında kopyalanamayacak, gözle görülemeyen işaretler içerdiğini vurguladı. Bu sayede müze teşhir ve depo alanlarındaki eserlerin tamamına yakını güvenli şekilde kimliklendirilmiş oldu.

YAPAY ZEKA DESTEKLİ TAKİP SİSTEMİ: TRACEART
Bakanlık ayrıca, yapay zeka destekli TraceArt sistemiyle Türkiye kökenli kültür varlıklarını küresel ölçekte takip ediyor. Sistem, satış platformları, açık artırmalar ve sanal medyayı tarayarak şüpheli eserleri tespit ediyor ve incelemeye alıyor. 2025 yılında aktif hale gelen sistem, yüzlerce eseri inceleme için işaretledi. TraceArt, Britanya’dan geri alınan iki 16. yüzyıl İznik çinisinin tespitinde de kullanıldı.
MÜZECİLİK ULUSAL ENVANTER SİSTEMİ İLE MERKEZİ TAKİP
Diğer taraftan, Müzecilik Ulusal Envanter Sistemi ile Türkiye genelindeki kültür varlıkları tek merkezde toplanıyor. Bu sistem sayesinde eserlerin tüm bilgileri dijital ortamda kayıt altına alınıyor ve süreçler daha hızlı ve izlenebilir hale geliyor. Bakanlık yetkilileri, dijital kimliklendirme ve izleme sistemlerinin, tarihi eserlerin korunması ve sahtecilikle mücadelede kritik rol oynadığını belirtiyor.











English (US) ·