Ne diyeceğimi çok iyi bildiği için de şunu ekledi: “Bak sakın ‘bitti ama’ deme.”
Canlı yayında da burada da cevabım: Bitti ama...
Şimdi size nedenini ve nasılını açıklayacağım.
*
Pazar günkü yazıda size üst düzey bir ABD’li yetkiliyle toplantıya girdiğimden bahsetmiş ve “Ateşkesin başından bu yana ben şahsen hiçbir Amerikalı yetkiliyi bu kadar ümitli duymamıştım” demiştim.

Sonra da nihayet anlaşmaya varılmak üzere olunmasının mantıklı sebeplerini sıralamıştım.
Nitekim siz gazeteyi pazar sabahı alıp okudunuz, akşamına da anlaşma duyuruldu.
Tesadüf mü? Değil.
*
28 Şubat’ta Netanyahu’nun ipiyle kuyuya inen ya da kuyuya düşen Trump, sonunda İranlılarla ortak bir noktada buluşup bu kuyudan çıkmanın bir yolunu bulmuştu.
Bu çıkış yolu ise Netanyahu’ya ve Washington’daki savaş çığırtkanlarına kulaklarını tıkamaktan geçti.
İran’ın da bu süreçte hataları oldu, çoğu zaman dikine gitti ama onları da yola getiren şey içinde bulundukları olağanüstü ekonomik sıkıntılardı.
Ben geçmişten ziyade bundan sonrasına odaklanmak istiyorum. Çünkü önümüzdeki 60 gün ve sonrası asıl işin kaderini belirleyecek.
*
Öncelikle Trump’ın başı içeride fena belada...
Trump gibi biri savaş bitirdiği ve barış masasına oturduğu için savaş başlatmasından daha fazla ateş altında kalır mı?
Söz konusu İsrail ise kalıyormuş.
İsrail ve Netanyahu hükümetinin bu masayı havaya uçurmak için ne kadar çabaladığı ortada. İmza günü dahi işi bozmaya çalıştılar.
Son haftalarda gizliden yürüttükleri Trump düşmanlığı imzadan sonra ayyuka çıkmış halde. Hem de açıktan.
Sadece İsrail’in aşırılıkçı kabinesi de değil.
Yıllardır “Trumpçı” görünen İsrail yanlıları Amerika’da Trump’a iyiden iyiye yükleniyorlar.
*
Cuma bizzat imzalar atıldıktan, Hürmüz açıldıktan ve savaş bittikten sonra başlanacak nükleer ve yaptırımlar görüşmelerini başarısızlığa uğratabilecek birkaç husus var:
1. Trump’a içeride yapılan baskı ve daha da önemlisi aşağılayıcı kampanyanın Trump’ı fevri bir karar almaya götürmesi.
2. ABD’ye ciddi tavizler vermeye hazır olan İran’ın içerideki baskıların önünü alabilmek için Trump’ı ve ABD’yi ezilmiş gösterme çabaları.
3. Netanyahu’nun Lübnan üzerinden İran’ı aksiyon almaya zorlaması.
*
Bu sürede...
İsrail’in fitne makinesi çalışacak, İsrail’in katliam makinesi çalışacak, İran’daki radikaller durmayacak, İran’daki sistem içi çatışma durmayacak.
Trump’ın son birkaç aydır yaptığı gibi...
Bölge liderlerini dinlemeye devam etmesi, nihayet bulduğu doğru yoldan ayrılmaması ve tahriklere kapılmaması lazım.
Biliyorum çok şey talep ettim...
Fakat “savaş bitti ama...” dememin sebepleri işte kısaca bunlardır.
TRUMP PSİKOLOJİSİ
TRUMP daha başkanlığa yeni geldiğinde “Beyaz Saray ziyaret rehberi” ve “Trump dili ve edebiyatı” diye yazılar kaleme almıştım.
Sebebi basitti.
Trump, belirli jestlere, söylemlere, hareketlere olumlu ya da tam tersi olumsuz tepkiler veren bir şahsiyet.
*
İran da bu işe geç uyanmış olacak ki... Drop Site News’e göre İranlılar, Trump ile müzakere sürecinde iki psikologla çalışmışlar.
Amaç? Trump’ı çözmeye yönelik bilimsel adımlar.
Doğru mu yanlış mı bilemem ama 1.5 yıldır anlatmaya çalıştığım şeyin özeti olmuş.
DÖN BABA DÖNELİM
“DÖN baba dönelim, aynı yere gelelim” aslında Trump’ın birçok girişimi ve kararı için tam uygun bir slogan.
En son örneği mi? Hayır İran değil... Washington’da bulunan Lincoln Anıtı’nın önündeki havuz.
*
Trump kafayı bu devasa havuza takmıştı. Havuz cidden pislik içindeydi. Yıllardır da bakımı yapılmamıştı.

Trump... Müteahhitlik günleri hevesinden ve belediyecilik aşkından bu havuzu boşalttırdı, dibini temizletti ve maviye boyattı.
“Biden yıllarca yapamadı, ben iki haftada yaparım” dedi. 1 ayı biraz geçti ama nihayet açıldı.
*
Peki ne oldu dersiniz? Daha ilk haftadan “pislik” dediği yosunlar geri döndü ve su yine yemyeşil oldu.
Fıkra gibi bir olay anlayacağınız...
DÜŞÜLEN SEVİYE
BİLİYORSUNUZ uzun süredir Trump’ın doğum gününde Beyaz Saray’da yapılan kafes dövüşünü konuştuk burada.

Dövüşler yapıldı, Trump’ın doğum günü kutlandı kutlanmasına ama...
*
Son maçtan sonra dövüşçü Josh Hokit, kendisine mikrofon uzatılınca Eski Başkan Barack Obama’nın eşi Michelle Obama için “adam” dedi.
Eski First Lady için “hakaret” olarak kullanılan bu iftira Beyaz Saray bahçesinde tüm devlet erkanının önünde tekrarlandı.
Gülüp destek verenler bile oldu.
*
Beyaz Saray ve Başkan Trump peki? Onlar bir açıklama dahi yapmadı.
ABD’nin düştüğü seviyeyi görmek için ideal bir andı.
FUTBOL YORUMCUSU AYAĞINIZA GELDİ
Sevgili okuyucular... Yazarınız yarın San Francisco’ya yola çıkıyor.
Allah’ın izniyle Bizim Çocuklar’ın Paraguay’ı mağlup etmesini takip ettikten sonra da Los Angeles’ta ABD’yi dize getirmelerini izleyecek.
Yani bir nevi yeni futbol yorumcunuz ayağınıza geldi.
San Francisco’dan görüşmek üzere.

5 gün önce
40










English (US) ·