Gerçek şu:
“Türkiye’ye gelecek turistlerin önemli bir bölümü İtalya, İspanya, Yunanistan gibi diğer Akdeniz ülkelerine kayıyor.”
Turizm Bakanlığı elbette önlemler alıyor.
Ama sıkıntı büyük.
Turizmcilerden ciddi mesajlar alıyorum.
İşte Marmaris’ten bir otel sahibi: “Çok iptal yaşıyoruz. Zaten geçen yıl sıkıntılıydı. İnanılmaz indirimler yapıyoruz. Her şey dahil 20-30 Euro’lara indik. Bu pahalılıkta olacak şey değil.”
Antalya’dan, Bodrum’dan benzeri mesajlar alıyorum.
YANGIN YÖNETMELİĞİ KRİZİ
Bu sıkıntı yaşanırken bir de “yangın yönetmeliği” sorunu gündeme geliyor.
Kartalkaya’daki yangından sonra otellere çok ciddi baskı başladı.
Özellikle ahşap yapılı turizm tesisleri için sorun büyük. Ahşap yapılara keskin şartlar getirildi.
Yangına dayanıklı kapılar. Ahşapların kaplanması gibi şartlar.
Ama Karadeniz’den Muğla’ya kadar yöresel ahşap yapılı pansiyonlar bu şartların altında ezilmeye başladı.
Muğla’nın, Gökova’nın ahşap işlemeli turistik yapılarının sahipleri bütün başvurularına rağmen tam bir sonuç alamadılar.
Oysa o ahşap yapılar tarihi niteliktedir.
Örneğin Dalaman, Ortaca, Köyceğiz Turistik Otelciler ve Turizm İşletmecileri Birliği Derneği (DOKTOB), sürecin önemli aktörlerinden biri oldu. DOKTOB Başkanı Yücel Okutur, sorunun çözülmesi için girişimlerde bulundu. Muğla Valisi İdris Akbıyık turizmcilere destek oldu.
Ama sonuç henüz netleşmedi.
Oteller, ruhsat sorunu nedeniyle uluslararası acentelerle anlaşamıyorlar.
Bu da turizm potansiyelini olumsuz etkiliyor.
YABANCILARA İKAMET KISITLAMASI KALKMALI
Bir başka mesele ise yabancılara yönelik ikamet kısıtlaması.
Bu kısıtlama neden yapılıyor belli değil.
Turizm Bakanlığı doğru bir kararla “Turizm Amaçlı Konut” sistemine geçmişti.
Ancak bunun dışında yabancıların konut kiralayarak ikamet almaları kısıtlanınca turizm bölgelerinde ciddi bir sancı başladı.
Bölgelerdeki okurlarımdan gelen soru şu:
“Savaş nedeniyle turizmde sıkıntı yaşanırken devletin yabancılara ikamet kısıtlaması yapması nasıl bir akıldır? Kendi ayağımıza sıkmıyor muyuz? Türkiye’ye gelip para harcayacak turiste neden yasak uygulanıyor, zorluk çıkartılıyor?”
İşte Antalya’dan bir haber: “Yabancılara yönelik ikamet kısıtlaması, turistik konut kullanıcısı yabancılar için hâlâ değiştirilmedi. Antalya kent ekonomisinin uğradığı zarar her geçen gün artıyor.”
Bu noktada hızlı kararlar alınması gerekiyor.
Turizm bölgelerindeki esnafa gelir kapısı açılabilmesi için Göç İdaresi tarafından yabancılara uygulanan kısıtlamanın gözden geçirilmesi gerekiyor.
Hızlı çalışan,
Gelişmelere karşı hızlı refleks gösteren bir Turizm Bakanlığımız var.
Dünya savaş nedeniyle kriz yaşarken, Türkiye’nin kendi kendini zora sokmaması için özellikle bölgelerden gelen bu mesajların dikkate alınacağını umuyorum.
TÜRKİYE İÇİN İKİ TARİHİ FIRSAT Hürmüz
Geçen ay detaylarıyla yazdığım Irak’ın Fav Limanı’ndan Türkiye’ye bağlanan “Kuşak Yol Projesi”, Hürmüz Boğazı’nın vazgeçilmezliğine önemli bir alternatiftir.
Hürmüz Boğazı’nın kuzeyindeki Fav Limanı’ndan yapılacak yüklemeler, kara/demiryolu ve son olarak boru hattı projeleriyle Akdeniz’e çıkabilecektir.
Barış sağlansa bile dünya enerji ve finans piyasaları bugün yaşanan “Hürmüz Krizi”ni unutmayacaktır.
Türkiye ve dünya, Irak/Fav-Akdeniz hattına yönelik bu projeyi bir an önce gündeme almalıdır.
İkinci önemli fırsat;
Türkiye’nin Dubai’ye alternatif olarak İstanbul merkezinde vergi ve yatırım kolaylıklarını gündeme getirmesidir.
Bu, Türkiye için tarihi ve çok önemli bir fırsattır.
Buna ek olarak Varlık Barışı’yla yurtdışındaki dövizlerin Türkiye ekonomisini kazandırılması da önemli bir kolaylık olacaktır.
Evet her kriz aynı zamanda yeni fırsatlar da yaratabilir.
Türkiye turizm dahil elindeki bu fırsatları hızla değerlendirmelidir.

1 gün önce
46










English (US) ·