Giriş Tarihi: 21 Temmuz 2026
Kara para soruşturmaları çoğu zaman tek bir para transferiyle çözülmez. Modern finansal suçlarda dikkat çeken unsur, doğrudan para akışından çok, birbirine eklemlenen şirketler, aracılar ve çok katmanlı işlem ağlarıdır. Bu nedenle mali suç soruşturmalarında bilirkişi raporları, yalnızca "kim kime para gönderdi?" sorusunu değil, "hangi finansal ekosistem oluşmuş?" sorusunu da cevaplamaya çalışır.
Haluk Levent, Oğuzhan Uğur ile kardeşi Tuğrul Uğur ve yasa dışı bahis baronu olarak bilinen Veysel Şahin ilintili şirketler arasındaki para trafiğine dair bilirkişi raporundan bahsediyorum.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü iki ayrı soruşturma, farklı isimler etrafında dönen ama giderek iç içe geçen bir mali tablonun sınırlarını belirliyor. Veysel Şahin hakkındaki 460 milyon avroluk kripto varlığı dondurma kararı, yasa dışı bahis ve kara para aklama soruşturmasının boyutunu ortaya koyuyor. Oğuzhan Uğur hakkında ise mahkemeye sunulan bilirkişi raporu bambaşka ayrıntılar içeriyor.
Raporun bulguları dikkat çekici: Oğuzhan Uğur'un hesaplarında 2017-2026 döneminde toplam 24 milyon TL'yi aşan işlem hacmi tespit edilmiş; bu hacim 2023'ten itibaren sıra dışı biçimde artmış. Ancak asıl çarpıcı olan, kardeşi Tuğrul Uğur'un profili.
Bilirkişi, Tuğrul Uğur'un Türkiye genelinde ve Kıbrıs'ta 693 farklı banka şubesi üzerinden 2.130 ayrı gerçek kişiyle işlem yaptığını tespit ediyor; toplam hacim 163 milyon TL'yi buluyor. Hesaplara 15 milyon TL nakit yatırılmış, nakit çekim ise 572 bin TL'de kalmış. Bilirkişi bu asimetrik yapıyı fonların sisteme dahil edilip dağıtıldığına dair "güçlü mali emare" olarak nitelendiriyor.
Kaynağı açıklanamayan mal varlığı edinimi meselesi ise raporun en sert tespitini oluşturuyor. Babala TV şirket hesabından 5 Ocak 2024'te Çekmeköy Ömerli'de bir villa için 25 milyon TL ödenmiş. Bilirkişi, bu ödemenin gerçekleştiği hesapta işlem öncesinde söz konusu tutarı karşılayacak bakiye bulunmadığını, incelenen kayıtlarda herhangi bir kredi, nakit girişi veya mal satışına da rastlanmadığını açıkça ifade ediyor.
Veysel Şahin bağlantısı da raporda yer alıyor. Babalayka Film Yapım'ın Grandfalcon Investment Ltd.'ye para aktardığı, bu şirketin daha önce Veysel Şahin ve ailesiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen Chamada Prestige Hotel & Casino yapılanmasının önemli fon kaynaklarından biri olarak dosyalarda tekrar ettiği belirtiliyor. Bilirkişi bunu "doğrudan ve somut bir dosyalar arası karşı taraf eşleşmesi" olarak tanımlıyor.
AHBAP bağlantısına gelince: Rapor, Uğur ailesi ile AHBAP ilişkili Yeliz Kaya arasında doğrudan para transferi bulunmadığını açıkça ifade ediyor. Bununla birlikte iki ayrı dolaylı bağlantı hattı tespit ettiğini ortaya koyuyor; her iki hatta da ortak düğüm noktaları üzerinden Yeliz Kaya'ya ulaşılıyor. Bilirkişi bu bulguyu "aynı paranın aktarımını kanıtlayan bir transfer değil, tekrar eden ortak kişiler üzerinden oluşmuş çok katmanlı dolaylı mali ilişki ağı" olarak tanımlıyor.
Haluk Levent ise bu tabloya farklı bir boyut ekliyor. Deprem bağışlarına ilişkin soru işaretleri, AHBAP üzerinden uzanan dolaylı bağlantı hattıyla beraber değerlendirildiğinde, "sivil toplum meşruiyeti" ile "şeffaf mali yapı" arasındaki gerilimi kamuoyunun gündemine taşıyor. Yargı süreçleri tamamlanmadan elbette mahkûmiyet hükmü kurulamaz; bu hem etik hem hukuki bir zorunluluk. Ama bir bilirkişi raporunun kaynağı açıklanamayan 25 milyon TL'lik bir villa alımını, casino yapılanmalarıyla kesişen şirket transferlerini ve Kıbrıs bağlantılı ödeme kuruluşlarını aynı dosyada tespit etmesi, soruların meşruiyetini pekiştiriyor.
Soruşturmalar tamamlanmadan infaz yapılmaz. Ama kamuoyunun gerçeği öğrenme hakkı da raporun çekmeceye kaldırılmasını gerektirmez. Bu pilav daha çok su kaldıracak gibi görünüyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın

10 saat önce
38










English (US) ·