Ucuz Çin malı istilasında yeni perde

12 saat önce 41

İkinci çeyrekte büyüme yüzde 4.3’e gerileyerek resmi yüzde 5’lik hedeflerin altına indi ve salgın dönemi hariç 1990’lardan bu yana tarihin en düşük oranlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Asia Times gazetesi Çin’de enflasyon ve kur etkisinden arındırılmış ‘reel’ konut fiyatlarının tam 20 yıl önceki (2006 yılındaki) seviyelerine geri döndüğünü duyurdu. Yani Çinli orta sınıfın son 20 yıllık emlak yatırımı ve birikimi tamamen sıfırlanmış oldu. Bu gelişmeler üzerine Morgan Stanley ve IMF, anında tahminlerini aşağı yönlü revize etti.

‘Aman ne var bunda, bizi ne ilgilendirir’ demeyin! Çin ekonomisindeki yavaşlama, sadece Pekin yönetiminin ya da Çin halkının sorunu değil; küresel ekonomik sistemin merkezinde patlayan ve dalga dalga tüm kıtalara yayılan bir sarsıntı anlamına geliyor.

Araştırmalar gösteriyor ki, son 20 yılda küresel ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 30 ila 35’ini tek başına Çin sırtladı. Yani dünya ekonomisi her yıl büyüyorsa, bunun üçte biri Çin’deki fabrikaların dönmesi, Çinli tüketicilerin harcaması ve devletin yaptığı devasa altyapı yatırımları sayesinde oluyor.

İşte Temmuz 2026 itibarıyla açıklanan yüzde 4.3’lük büyüme, bu dev motorun su kaynattığını gösteriyor. IMF ve Morgan Stanley’nin küresel büyüme tahminlerini aşağı çekmesinin ana sebebi bu. Motor yavaşlarsa, arkasına takılan vagonlar (gelişmekte olan ülkeler, Avrupa hatta ABD) da yavaşlamak zorunda kalacak. İran merkezli Hürmüz şokunun henüz hasar tespit çalışmaları yapılırken dünya ekonomisini sarsacak büyük bir tehlike kapıya dayanmış durumda.

Ucuz Çin malı istilasında yeni perde

ÇİN’E HAMMADDE SATANLARA KÖTÜ HABER

ÇİN’in talebinin düşmesi dünyada petrol, doğalgaz ve endüstriyel metal fiyatlarını kaçınılmaz biçimde aşağı çekecek. Yani bardağın dolu tarafında iyi bir haber var. Bu durum Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerin enflasyonunu düşürmek için bir fırsat yaratacak. Ancak Brezilya, Avustralya, Güney Afrika ve Körfez ülkeleri gibi gelirini hammadde ihracatından kazanan ekonomiler için Çin’deki yeni tablo tam bir yıkım anlamına geliyor.

Ucuz Çin malı istilasında yeni perde

DÜNYAYA DAMPİNGLİ MAL AKIYOR

İÇERİDE perakende satışları yüzde 1’e kadar çakılan Çin, çarkları döndürmek için dünyaya yöneldi ve haziranda ihracatını yüzde 27 artırdı. Çin’in iç pazarı perakende satışlarda yüzde 1 büyüyerek adeta donarken, haziran ayında ihracatını yüzde 27 artırması bir mucize değil, soğukkanlı bir makro-ekonomik operasyonun sonucu. Pekin, ekonomik krizi aşmak için halkına para dağıtıp tüketimi körüklemek yerine, parayı fabrikalara gömüp üretimi fonladı. İçeride tüketilmeyen o devasa üretim fazlası, devlet destekli ucuz kredilerle birleşince dünyaya ‘damping’ olarak aktı. Çin bugün dünyaya sadece mal satmıyor; bataryadan elektrikli araca, güneş panelinden yapay zeka altyapısına kadar küresel yeşil dönüşümün anahtarını elinde tutuyor. Batı dünyası gümrük duvarlarını yükselttikçe, Çinli devler köprü ülkeler üzerinden bu duvarların arkasından dolanıyor. Yani Çin, içerideki ekonomik çöküşün faturasını, dünyaya teknolojik bir kuşatma üreterek kesiyor.

TÜRKİYE FIRSATA ÇEVİREBİLİR Mİ?

ÇİN malı  ‘ucuz ürün istilası’ tehlikesi, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin sanayisi için tam da şu an en büyük risk durumda. Peki, kapımıza dayanan bu ucuz Çin dalgasına karşı Türkiye ne yapmalı? Çözüm ne kapıları tamamen kapatıp içe kapanmakta ne de sınırları savunmasızca açmakta saklı. Türkiye, ‘akıllı korumacılık’ ve ‘stratejik davet’ dengesini kurmak zorunda. Sanayicimizi dampingli Çin mallarına karşı ek vergilerle korurken; Avrupa pazarının gümrük duvarlarından kaçmak isteyen Çinli teknoloji ve otomotiv devlerine ‘Malını satma, gel fabrikanı burada kur’ diyebilmeliyiz. Eğer Çin’in tedarik zincirindeki zayıflamasını, Avrupa’nın hemen yanı başındaki ‘güvenli üretim üssü’ avantajımızla birleştirebilirsek; Pekin’de patlayan bu bomba, Ankara için yeni bir sanayi hamlesinin fitili olabilir.

Habere git