Ukrayna'da uzun yıllar yaşamını sürdüren 43 yaşındaki Deniz Aslan, savaşın ardından Türkiye'ye dönerek Tekirdağ'a yerleşti. Burada arıcılığa yönelen Aslan, bal üretiminin yanı sıra Avrupa'da gördüğü farklı uygulamaları Türkiye'de hayata geçirmek için çalışmalarına başladı.
2010 yılında Ukrayna'ya giden Aslan, 2022'de savaşın yeniden şiddetlenmesiyle Türkiye'ye kesin dönüş yaptı. Tekirdağ'da yeniden düzen kuran Aslan, arıcılığı zamanla farklı bir projeye dönüştürerek insanların doğayla iç içe vakit geçirebileceği özel alanlar tasarladı.
ARICILIKTAN FARKLI BİR PROJEYE UZANDI
Türkiye'ye döndükten sonra arıcılığa başlayan Aslan, Avrupa'da karşılaştığı apiterapi ve arıcılık temelli uygulamalardan ilham aldı. Kovanlardan yayılan doğal havanın ve arıların seslerinin deneyimlenebildiği ahşap yapılar hazırlamaya başladı.
"Arı evleri" olarak adlandırdığı bu yapılarla şehir yaşamının yoğunluğundan uzaklaşmak isteyenlere doğayla iç içe farklı bir deneyim sunmayı amaçlayan Aslan, projelerini farklı illere de göndermeye başladı.

"ARI EVİ YAPMAYA BAŞLADIM"
Aslan, Ukrayna'dan döndükten sonra 14 kovanla arıcılığa başladığını belirtti. Ukrayna-Rusya savaşının kısa sürede sona ereceğini düşünerek bir süre ülkede kalmayı beklediğini anlatan Aslan, "2010 senesinde Ukrayna’da yaşamaya başladım, orada halı saha işletmeciliği yapıyordum. Fakat malum Ukrayna karıştıktan sonra, 2022 yılında ikinci büyük karışıklıktan sonra Tekirdağ'a döndüm" dedi.
Savaşın beklediğinden uzun sürmesi üzerine Türkiye'ye döndüğünü aktaran Aslan, "Burada da bir yerimiz vardı. Burada arıcılıkla meşgul olarak zamanımı geçiriyordum" diye konuştu.
Arıcılığın kendisi açısından yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını belirten Aslan, arılarla ilgilenmenin günlük yaşamına olumlu katkı sağladığını dile getirerek, "Hayat sıkıcı değildir. Sizin arınız yoktur. Yani arınız varsa, inanın bana, çok harika gününüz geçiyor" ifadelerini kullandı.
Yurt dışında tanıştığı arı havası uygulamasını Türkiye'de de yaygınlaştırmak istediğini ifade eden Aslan, "Arı evi yapmaya başladım. Düzce’ye, iki tane de Bursa’ya gönderdim" dedi.

MALİYETİ 250 BİN LİRAYA KADAR ÇIKIYOR
Aslan'ın hazırladığı arı evleri, müşterilerin taleplerine göre farklı boyutlarda ve yalıtım özelliklerinde üretiliyor. Bir yapının tamamlanması yaklaşık 10 ila 15 gün sürerken maliyet ise tercih edilen özelliklere göre 100 bin ila 250 bin lira arasında değişiyor.
Avrupa'da benzer yapıların kullanıldığını belirten Aslan, "Kovandan çıkan bal, propolis ve polenin aromalarını arı evinde doğrudan soluyorsunuz" diye konuştu.

UZMANDAN ARI HAVASI UYGULAMALARIYLA İLGİLİ UYARI
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Avrupa Arıcılık Federasyonu Arı Sağlığı Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Aslı Özdemir Özkırım, arı evleri ile "arı havası" uygulamalarının aynı yöntem olmadığını belirtti.
Özkırım, arı havası uygulamasında kovan içerisindeki havanın özel sistemler aracılığıyla doğrudan solunduğunu, bu nedenle alerjenler ve biyolojik etkenler bakımından dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Arı evi veya arı yatağı uygulamalarında ise ziyaretçilerin arılarla doğrudan temas etmediğini belirten Özkırım, bu alanlarda kovanlardan yayılan doğal ses ve titreşimlerin dinlenme ve iyi oluş hissine katkı sağlamasının amaçlandığını kaydetti.
APIWELLBEING YAKLAŞIMI ÖNE ÇIKIYOR
Özkırım, Apiwellbeing yaklaşımının herhangi bir hastalığı tedavi etmeye yönelik olmadığının altını çizdi. Yaklaşımın temelinde insanların doğayla bağ kurması, stresin azaltılması ve yaşam kalitesinin desteklenmesi bulunuyor.
Arı evleri gibi uygulamaların kırsal kalkınmaya ve sürdürülebilir apiturizme katkı sağlayabileceğini belirten Özkırım, arı havası, arı yatağı ve benzeri arıcılık temelli uygulamaların güvenliği ile etkilerine ilişkin bilimsel çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

1 saat önce
8










English (US) ·