"Halk, kendisine devletin adil davrandığına inanmazsa, o zaman sisteme itaat sağlanır, ama bağlılık sağlanmaz. Bu bir gerçekliktir..."
Bugünlerde hukukun işleyişi ve sıradan insanın adalet mekanizması karşısındaki pozisyonu hakkında tartışıyoruz ya...
Haftanın notlarına Devlet Bahçeli'nin geçenlerde bir röportajda ifade ettiği çarpıcı düşüncesiyle başlamak istedim.
***
Gençler yüksek öğrenimde hangi bölümü seçmeliler?
Bu soru problemli...
Doğrusu, "hangi bölümü seçmemeliler?" olmalı...
Mesela "iletişim" ve "uluslararası ilişkiler" bölümlerini boşversinler!
Bir...
İletişimden mezun diye istihdam edilecekleri bir sektör yok artık...
Zaten eski medyada da nereden mezun olduğunuza bakılmaz, ne bildiğinize, becerilerinize ve kişiliğinizin bu mesleğe uygun olup olmadığına bakılırdı.
İki...
Uluslararası ilişkiler mi?
Son yirmi yılda gereksiz biçimde şişirilmiş ve mutlaka yurtdışında bir yüksek lisans programıyla "hava" katılmış küçük burjuva oyalanmasıdır...
Yağmur gibi de mezunu var.
Youtube'da güncel gelişmeler üzerine uzman gibi konuşmak falan neye yeter?
***
Üniversitede bölüm seçiminin aynı zamanda bir "hayat yolu" tercihi olduğu sadece teknik bilimler için söylenebilir.
Bunu aileler de, gençler de unutmamalı...
Diğer bölümlerde ne okuduğuna değil, hangi üniversiteden mezun olduğuna ve kişisel parıltına bakarak "yol" belirginleşiyor...
Üzgünüm ama doğruya doğru...
***
Bir de popüler kültürün etkisiyle yapılan tercihler ve hayal kırıklıkları var.
Bir ara her psikoloji öğrencisi psikoterapist olacağını sanıyordu mesela...
Oysa psikoloji başka, psikoterapist olmak bambaşka şeyler...
Şimdi bazıları bu yazdıklarımı okuyup benim fena hâlde yanıldığımı düşünecek!
***
Hangi bölüm olursa olsun, nerede olursa olsun üniversite okumak iyidir.
Olgunlaştırır, belli bir donanım katar, özgüven duygusuna katkı yapar.
Lakin bunu istihdam garantisi veya makul gelir beklentisiyle birleştiren üzülür; ağabey uyarısı sayın bu sözümü!
***
Yaz ikindileri...
Yeryüzü sanki daha yavaş dönüyor, sanki gündelik ihtiyaçlar ve koşuşturmacalar silinip gidiyor. Dünya dinleniyor...
***
Yüzmek...
Milan Kundera'nın "Bilmemek" adlı romanında şöyle bir cümle vardır: "Kollarıma atıldı. Kucakladım. Teselli ettim. Onun hüznünde yüzdüm."

17 saat önce
49










English (US) ·