FİZYOTERAPİST DE OLSA BİLİM DIŞINA ÇIKANLARA PRİM VERMEYİN
Uzun saatler bilgisayar başında çalışan biri olarak bende şu his çok sık olur: “Şu boynumu bir kütletsem rahatlayacağım...” Halk arasında “kütletme” dediğimiz bu işlemin tıbbi adı manipülasyon. Eklemlere ani ve kontrollü bir hareket uygulanması esasına dayanıyor. Kayropraktik uygulamalarda da benzeri spinal manipülasyon kullanılabiliyor. Bu işlem sonunda çıkan “küt” sesi de çoğumuz için rahatlama ile eş anlamlı. Peki ama gerçekten öyle mi?
Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkanı Uzman Fizyoterapist Zafer Aksungur ile konuştum. İlk söylediği şu oldu: “Kütletmek mucize değil.”
Oysa sosyal medyada birkaç saniyelik videolar görüyoruz. Neredeyse sedye ile gelen hasta, boynu ya da beli kütletildikten sonra bütün sorunları çözülmüş; fıtığı geçmiş, kulak çınlaması durmuş hatta duymayan kulağı duymaya başlamış gibi gösteriliyor.
‘KÜTLETMEK’ TEDAVİNİN SADECE YÜZDE 5’İ
Aksungur’a göre manipülasyon ancak doğru hasta ve ellerde fayda sağlayabilir. Tedavinin de yalnızca küçük bir parçasıdır:
“Manipülasyon eklemi biraz rahatlatmak, gevşetmek için yapılır. Her hastaya uygulanmaz. Ondan sonra da kas çalışmak, egzersiz yapmak gerekir. Yapılması gereken bir sürü şey var. Bunların hiçbirini yapmadan sadece manipülasyonla mucize bekleniyor. Oysa manipülasyon tedavinin belki yüzde 5’lik kısmı.”
HER GÖRDÜĞÜNÜZE İNANMAYIN
Aksungur sosyal medyada manipülasyonun sınırlarının özellikle fizyoterapist ve doktorlar eliyle giderek genişletilmesinden de hayli rahatsız:
“Son zamanlarda ‘çınlamayı çözdüm’, ‘gözünün simetrisini düzelttim’ gibi şeylere geçildi. Örneğin çınlama tek taraflı, çene veya boyun kaynaklıysa bizim alanımıza girebilir. Ama çınlamanın bile bizim alanımıza giren kısmı belki yüzde 5. İşitme kaybıyla ilgili ise zaten böyle bir çalışma yok. Bilimin dışına çıkılıyor. Sadece unvanını kullanarak bu alanı sömürenler de aramızda maalesef.
PEKİ KİME GÜVENECEĞİZ
Öncelikle şunun altını çizelim: Kırıkçı, çıkıkçı, masör, berber vs. bunu yapamaz. Fakat doktor ya da fizyoterapist de eğitim almadan yapamaz. Manipülasyon yapacak kişinin mezuniyet sonrası bakanlığın eğitimleri ya da uluslararası geçerliliği olan manuel terapi eğitimlerini belirli bir saatle tamamlanmış olması şarttır. Öyle iki-üç günlük eğitimlerle olmaz. Belki ölümle sonuçlanmıyor ama sakat kalan çok insan var ve bunların çoğu da basına yansımıyor. Sosyal medyada her gördüğünüze ya da her televizyona çıkana inanmayın. Uzmanlık ayrı bir şey. Halkımız lütfen bilinçli olsun.”

HERKES KÜTLETİLMEZ VE HER ‘KÜT’ SESİ BAŞARI DEĞİLDİR
Bir de hayatımızın içine yerleşmiş “kütletmeler” var ki tehlike olarak bile görmüyoruz. Berber koltuğunda boynumuzu çeviren berber... Hamamda sırtımızı “kütleten” tellak... Evde “Bir bassana da sırtım rahatlasın” dediğimiz eşimiz, arkadaşımız... “Küt” ettiyse işlem başarılı oldu sanıyoruz. Aksungur ise tam tersini söylüyor:
“Ses çıkması, o işlemin gerekli veya başarılı olduğu anlamına gelmiyor. Hasta hipermobil yani boynu zaten fazla hareketli olabilir. Sırf o sesi almak, hastayı psikolojik olarak etkilemek için manipülasyon yapılırsa ses çıkar. Ama bunun hastaya faydası olmaz, hatta zararı olabilir. Yani her boyun kütletilmez. Önce hastanın neden ağrısı olduğunun anlaşılması, hareket kısıtlılığının ve kuvvet kaybının değerlendirilmesi, ardından güvenlik testlerinin yapılması gerekiyor. Berberde, hamamda, masajda ya da evde... Kimse kendine bunu yaptırmasın. ‘Ben herkese yapıyorum, bir şey olmuyor’ deniyor. Ama bir gün olabilir. Bu biraz cahil cesareti. Çünkü boyun son derece kritik bir bölgedir.”
21 yıllık fizyoterapist ve manuel terapi dersleri veren biri olarak, bu teknikleri öğrendikten sonra bile 6-7 yıl manipülasyon yapmaya korktuğuna da parantez açıyor: “Ne kadar bilirseniz o kadar korkarsınız. Boyundaki damarlar ve sinirler o kadar hassastır ki. Yanlış manipülasyon damarda diseksiyon, yani hasara bu da ölümcül bir duruma neden olabilir” uyarısında bulunuyor.

O AN BİR ŞEY OLMAYABİLİR AMA YA SONRA
Ve çok önemli bir ayrıntının altını çiziyor:
“Tehlike mutlaka o anda ortaya çıkmak zorunda değil. O an hiçbir şey olmayabilir. Ama birkaç gün sonra pıhtı atabilir. Kişi birkaç gün sonra da hayatını kaybedebilir. Süreç önce doktor muayenesi ve tanıyla başlamalı. Doktor, hastanın manuel terapiden yarar görebileceğini belirledikten sonra iş, bu konuda eğitim almış uzmana bırakmalıdır.”

2 gün önce
35









English (US) ·