Güncelleme Tarihi: Haziran 11, 2026 09:08
Derleyen: ÖZGÜR YILDIZ & Fotoğraflar: iStock
Oluşturulma Tarihi: Haziran 11, 2026 09:08
İngiltere’de yaşayan Simon Pearson, ölümcül olabileceği söylenen nadir bir kan kanseri teşhisi sonrası 7 yıl boyunca ağır tedaviler gördü. Ancak rutin bir kontrolde ortaya çıkan şüphe, gerçeği değiştirdi: Yapılan yeni testler, Pearson’ın kendisine söylenen hastalıklardan hiçbirine sahip olmadığını gösterdi.
1/15
İngiltere’de yaşayan 41 yaşındaki Simon Pearson, yıllarca ölümcül olabileceği söylenen bir hastalıkla yaşadığını düşündü.
İki çocuk babası Pearson’a, nadir görülen ve yavaş ilerleyen bir kan kanseri türü olduğu söylenen polisitemia vera teşhisi kondu.
2/15
Pearson’ın hastaneye başvurma nedeni aşırı yorgunluktu. Yapılan değerlendirmelerde kırmızı kan hücresi sayısının yüksek olduğu ve demir değerlerinde anormallik bulunduğu belirtildi.
Bunun ardından Warwickshire’daki George Eliot Hospital’da takip süreci başladı.
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
3/15
Pearson’a yalnızca kan kanseri teşhisi konmadı. Aynı zamanda vücutta toksik demir birikimine yol açabilen genetik bir hastalık olan hemokromatozis bulunduğu da söylendi.
Bu iki teşhis, Pearson’ın hayatını yıllarca korku ve belirsizlik içinde geçirmesine neden oldu.
4/15
Teşhislerin ardından Pearson, 2017 ile 2025 yılları arasında defalarca hastaneye gidip geldi. Bu süreçte vücudundan kan alınmasına dayalı 42 ayrı işlem yapıldı.
Üstelik Pearson’ın iğne fobisi vardı. Bu nedenle her işlem onun için yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da ağır geçti.
5/15
Pearson, yıllarca kendisine söylenenlere itiraz edecek bir nedeni olmadığını söylüyor. Doktorlara güvendiğini ve hastalığın hayatını tehdit edebileceğine inandığını anlatıyor.
Ancak 7 yıldan uzun süre sonra yapılan rutin bir kontrol, tüm süreci değiştirdi.
6/15
Geçen yıl haziran ayında bir hemşire, Pearson’ın dosyasında ve tedavi sürecinde bazı noktalarla ilgili endişe duydu.
Bunun üzerine yapılan yeni testler, Pearson’ın kendisine söylenen hastalıklardan hiçbirine sahip olmadığını ortaya koydu.
7/15
Pearson için bu sonuç büyük bir şok oldu. Yıllarca ölümcül olabileceğini düşündüğü bir hastalıkla yaşadığını, geceleri uyuyamadığını ve ölmekten korktuğunu söyledi.
En ağır kaygılarından biri ise hastalığın genetik olabileceği ve çocuklarına geçebileceği ihtimaliydi.
8/15
Pearson, yaşadığı sürecin aile hayatını da etkilediğini belirtiyor. Eşi Rachel ve iki oğluyla yaşayan Pearson, çocuklarının geleceği için sürekli endişelendiğini anlattı.
Kendisine göre bu yanlış teşhis, yalnızca hastane sürecinden ibaret değildi; tüm yaşamına yayılan bir korkuya dönüştü.
9/15
Pearson, tedavi sürecinde baş ağrısı ve yorgunluk gibi yan etkiler yaşadığını da söyledi. Yaşam kalitesinin düştüğünü, çalışma düzeninin bozulduğunu ve ailesine destek olmakta zorlandığını anlattı.
Bu nedenle yalnızca sağlık açısından değil, maddi açıdan da zarar gördüğünü savunuyor.
10/15
Olayın ortaya çıkmasının ardından Pearson, tıbbi ihmal gerekçesiyle hukuki süreç başlattı. Avukatları, yıllarca gereksiz ve uygunsuz işlemlere maruz kaldığını belirtiyor.
Hastane yönetimi ise bakım sürecinde görev ihlali olduğunu kabul etti.
11/15
Yapılan ayrı bir hasta güvenliği incelemesinde de Pearson’ın zarar görmesine yol açan bir klinik uygulamaya maruz kaldığı sonucuna varıldı.
İncelemede, kendisine konan teşhisleri destekleyen yeterli tıbbi kanıt bulunmadığı ifade edildi.
12/15
Pearson’ın avukatı Victoria Zinzan, müvekkilinin yıllarca ciddi ve yaşamı sınırlayabilecek bir hastalıkla yaşadığına inandığını söyledi.
Zinzan, bu sürecin Pearson üzerinde fiziksel, duygusal ve finansal açıdan ağır bir yük oluşturduğunu belirtti.
13/15
George Eliot Hastanesi, Pearson’dan özür diledi. Hastanenin baş tıbbi sorumlusu Dr. Naj Rashid, Pearson’ın aldığı bakımın standartlarının altında kaldığını kabul etti.
Rashid, olayın hastaya ciddi sıkıntı verdiğini ve bundan dolayı içten şekilde özür dilediklerini açıkladı.
14/15
Hastane yönetimi, olayla ilgili kapsamlı bir inceleme yapıldığını ve benzer bir yanlış teşhisin tekrar yaşanmaması için bazı adımlar atıldığını bildirdi.
Pearson ise hikâyesini paylaşarak hasta güvenliği standartlarının iyileştirilmesini istediğini söylüyor.
15/15
Simon Pearson’ın yaşadıkları, yanlış teşhisin yalnızca tıbbi değil, psikolojik ve sosyal sonuçlar da doğurabileceğini gösteriyor.
7 yıl boyunca kanser olduğunu sanan Pearson, şimdi hem yaşadıklarının etkisiyle baş etmeye hem de hukuki süreçle zararlarının karşılanmasını sağlamaya çalışıyor.

2 hafta önce
31










English (US) ·