Peki 1 hafta içinde ne oldu?
Şanlıurfa Siverek’te bir çocuk pompalı tüfekle okul bastı 20 kişiyi yaraladı. Kendi canına kıydı.
Kahramanmaraş’ta ise bir felaket yaşandı. Okulu basan bir çocuk, 8 öğrenci ve bir öğretmeni katletti, kendi canına kıydı. 20 yaralı vardı.
Her iki olayda da katillerin sosyal medyadan esinlendikleri ortaya çıktı. Kahramanmaraş’taki çocuğun sosyal medya profilindeki fotoğrafın 2014 yılında Amerika’da okul saldırısını gerçekleştiren Elliot Rodger olduğu ortaya çıktı.
Bu hafta yasanın bir bölümü çıkarılabildi.
Sosyal medyayla ilgili maddeye haftaya sıra gelecek.
Peki yasanın görüşülmesi için bu olayların yaşanması mı gerekiyordu?
NE FAYDASI VAR
Meclis’i çalıştırmak iktidarın görevidir. Muhalefet zaman zaman Meclis’i kilitler. Geçmişte bunun birçok örneği yaşandı. Ancak muhalefet, Meclis’i toplumsal duyarlılığı yüksek olan konularda kilitler. Muhalefet yapılır da toplumun zararına olduğunu gördüğünüz şeylere muhalefet yapılır. Toplumun yararına olan düzenlemelere muhalefet edilmez ki...
Şanlıurfa’da, Kahramanmaraş’ta okulun basılması, çocukların katledilmesi muhalefetin de sorunu değil mi? 15 yaş altına sosyal medya yasağı getiren düzenlemenin engellenmesinin muhalefete ne faydası var?
Bu yasa çıksaydı bu saldırılar olmazdı demiyorum. Ama en azından caydırıcı olurdu. Psikolojik bir iklim oluştururdu. Bazı konular vardır ki siyaset üstüdür. Çocuklarımızın geleceğiyle ilgili konularda siyasetin üstünün üstüdür. Muhalefet yapacağım diye bunların engellenmesinin kimseye faydası olmaz. En büyük zararı ise geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza olur.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta olduğu gibi.
ACININ ADI VAR TARİFİ YOK
Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze namazında yürek yakan manzaralar yaşandı. Aileler güçlükle ayakta duruyordu. Sabah öpüp koklayıp okula gönderdiğin çocuğunu akşam morgdan almak, bir gün sonra toprağa vermek dayanılacak bir acı değil. Acının tarifi yok. Bu acıyı tarif edecek bir kelime yok. Ateş düştüğü yeri yakar. Yürekleri yandı.
Onlar bir melek. Onlar bir şehit. Mekânları cennet olsun. Milletimizin başı sağ olsun. Allah ailelerine sabır versin.
AİLELERİN SORUMLULUĞU YOK MU
Kahramanmaraş’taki saldırıda 10 kişiyi katleden İsa Aras Mersinli’nin saldırıyı emniyet müdürü olan babasına ait 5 silahla yaptığı ortaya çıktı. Babası Uğur Mersinli ifadesinde 7 silahının, ayrıca 2 tüfeğinin olduğunu söyledi. Evini cephaneliğe çevirmiş. Oğlunun da silahlara meraklı olduğunu ve poligona götürerek atış yaptırdığını açıkladı. Uğur Mersinli ifadesinde ayrıca poligonda atış yaparken çocuğunun fotoğrafını ve videosunu çektiğini ve bunu kendisine gönderdiğini anlatıyor. Bu evden sevgi pıtırcığı çıkmaz.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki saldırılardan sonra İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin başkanlığında 81 ilin valisi ve milli eğitim müdürüyle bir toplantı yapıldı. Acil güvenlik önlemleri alındı. Bundan sonra da her ile hatta her okula yönelik olarak tedbirler geliştirilecek.

BİR DE EVİN İÇİ VAR
Bunlar gerekli önlemler. Ancak bir de evin içi var. Bu tür olaylarda aileye odaklanmaya çalışırım.
Çankaya Üniversitesi’nde öğretim üyesi Ceren Damar, öğrencisi?Hasan İsmail Hikmet tarafından bıçaklanıp tabancayla vurularak öldürülmüştü. Genç, pırıl bir pırıl akademisyendi. Bu olayı yakından takip etmiştim.
Katilin dedesinin ve emniyet görevlisi olan babasının hatta avukatının mahkemedeki tavırları, yaptıkları açıklamaları ve verdikleri ifadeleri görünce tek suçlu bu kişi değil; ailesi de en az onun kadar suçlu diye düşünmüştüm.
Tek suçlu bu çocuklar değil. Aileleri de en az onlar kadar suçlu.
Kahramanmaraş’ta da çocuğunu atış talimine götüren, emekli olursa çocuğuna silahının birini hediye edeceği sözünü veren bir baba ile karşı karşıyayız. Bu çocuktan ne beklenir?
BU KAFAYI İYİ TANIYIN
Kahramanmaraş’tan okulda katliam haberi geldi. Daha ne olduğu belli olmadan CHP’nin Gölge Milli Eğitim Bakanı Suat Özçağdaş kameraların karşısına geçti, açtı ağzını yumdu gözünü.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i suçladı, olayların sorumlusunun laik eğitimden sapılması olduğunu savundu. Olaydan duyduğu üzüntüyü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldı. Cumhurbaşkanı’nı ölümlerden sorumlu tuttu.
Suat Özçağdaş açıklama yaparken henüz ölü ve yaralı sayısı belli değildi. Daha çocukların kanları kurumadan bunlar söylenecek söz mü? Suat Özçağdaş nerede yaşıyor, bu halkın ne düşündüğünden haberi yok mu?
Millet olmak tasada ve kıvançta birlikte olmak demektir. Sen önce milletin acısını paylaş. Sonra eleştirilerini yaparsın.
KURAN KURSLARINA SAVAŞ AÇMIŞTI
CHP’nin Gölge Milli Eğitimi Bakanı Suat Özçağdaş’ın gözünü ideoloji ve din düşmanlığı bürümüş olmalı. Dini duyguların en yoğun olduğu ramazan ayında ise Kuran kurslarına savaş açmıştı.
Devir değişiyor ama kafa değişmiyor.

4 gün önce
24










English (US) ·