Yatırımcının güvenli limanı TL oldu: Mevduatta 11 yılın zirvesi!

12 saat önce 45
 Mevduatta 11 yılın zirvesi!

Kaynak:CNN TÜRK

(Zeynel Balcı/Hürriyet)

Piyasalarda son aylardaki yatırım araçlarının seyrine bakıldığında gerek nominal gerekse reel bazda birçok enstrümanda kayıplar var. Teşbihte hata olmaz diyerek ‘kaybedenler kulübü’ne benzetelim. Borsa İstanbul mayıs zirvesinin yüzde 8 altında işlem görüyor. Yılbaşından bu yana oluşan yüzde 24’lük prim, ilk iki ayda yaşanan ralliden kalan bakiye. Altın ve gümüş ons bazında nominal olarak yüzde 7 ve yüzde 21 ile en çok kaybettirenlerden. Durum böyle olunca gram/TL altının primi yüzde 1.9’da kaldı. Döviz sepetinin (dolar+Euro) getirisi yüzde 8 civarında. Konut fiyat endeksindeki yıllık getiri haziran sonu itibarıyla yüzde 24.5 seviyesinde, reel kayıp 5.8 olarak açıklandı.

FAİZ BELİRLEYİCİ KONUMDA

Enflasyonun ocak-haziran döneminde yüzde 17.76 olduğunu dikkate alırsak kendini koruyan ve bir miktar da reel getiri sunan yatırım aracı faizi, yani TL oldu. Uygulanan parasal sıkılaşma politikasının omurgasını yüksek faiz oluşturuyor. Bu açıdan sürpriz değil. Faiz yatırım tercihlerinin tam orta yerinde ve belirleyici konumda. Yatırımcılar da önemli ölçüde bu mesajı almış olacak ki BDDK verilerine göre toplam mevduatın yüzde 62’si TL mevduattan oluşuyor. Bu son 11 yılın en yüksek seviyesi. TCMB verilerine göre, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı ise 216 milyar dolara kadar geriledi. Ocak ayında 238 milyar dolardı. Getiri zayıf olunca ilginin de azalması doğal. Tavsiye değil bilgilendirme amaçlı bir dipnot olarak vermek gerekirse; Borsa İstanbul’da VİOP ortamında çok daha az para ile aynı pozisyonu almak varken yatırım için döviz alıp bankada tutmak ne kadar doğru, o da tartışılır. Dönemi ve piyasa şartlarını doğru okumak, ona göre pozisyon almak olayın ana temasını oluşturuyor.

ALTIN UNVANINI DOLARA DEVRETTİ

Savaş bitip risk iştahı artarsa borsa  tekrar öne çıkacak. Ama bunun için zamana ihtiyaç var. Öncellikle ABD-İran savaşının bitmesi gerekecek. Altın uzun yıllar yatırımcılar için güvenli bir liman oldu. ABD-İran savaşıyla bu konumunu şimdi dolara devretti. Bir bakıma içeride TL, dış piyasalarda ise dolar güvenli liman olarak tanımlanabilir. Orta ve uzun dönem şartlar olgunlaştığında yine altın eski konumuna geri dönecektir. Özetle, mevcut para programının devam etmesi yüksek faizin devamı anlamını taşıyor. Tasarruf gelirin türevidir. Gelir yüksek ise tasarruf da yüksek olur. Ücretler ve emekli maaşı Türk halkının gelir skalasında önemli bir yere sahip. Enflasyonun durumu malum. Bu açıdan yeni tasarruflardan çok yatırım araçları arasındaki transferler piyasaların seyrinde daha önemli rol oynuyor. Faizden borsaya veya altından konuta, otomobile gibi sermaye akımları belirleyici oluyor.

BEKLENTİ İHTİYACI DEVAM EDİYOR

Beklenti ihtiyacı süren borsa, zayıflamaya devam ediyor. Ayrıca;

Para girişlerinin yetersiz kalması, Borsa İstanbul’a gelen MSCI, S&P ve Dow Jones kaynaklı uyarılar, dış borsalardaki çıkışların yerini kâr satışlarına bırakması,

ABD-İran savaşının yeniden alevlenmesi,

Haziran enflasyonu sonrası faiz indirim beklentilerinin TCMB’nin 10 eylül toplantısına ertelendiği algısı,

Önümüzdeki hafta açıklanmaya başlanacak olan 06/2026 dönem bilançolarına ilişkin beklentilerin pek parlak olmaması,

Geçen hafta BofA’nın banka hisselerinde hedeflerini aşağı yönlü revize etmesi,

BIST100 Endeksi’ni zayıf bırakan gerekçeler olarak görülebilir.

Bu gelişmeler belli ölçüde fiyatlara yansıdı ve dahil oldu. Türkiye-ABD ilişkilerinde S-400 konusu yakından izleniyor. Ancak henüz somut bir adım yok. MSB, S-400 ile ilgili çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Sonuç alınırsa piyasada kısa süreli olumlu algıya neden olabilir. BIST100 Endeksi mevcut görünümü itibarıyla primli değil. Buna bağlı olarak gelen tepki alımları olumlu fiyatlamaya konu olup piyasayı taşıyacak gündem oluşmayınca güç kazanamıyor. Reel ekonominin ‘rölanti’ durumunun yansıması olarak bilanço beklentileri de zayıf. Ancak sürpriz yapacak şirketler olacaktır. 23 Temmuz’da TCMB toplantısından faiz değişimi beklenmediği için piyasalar üzerindeki etkileri sınırlı kalabilir. Haziran enflasyonu sonrası algı değişmişti. Yine de toplantı sonucunu bir görmek gerekir. Diğer yandan Fitch, Türkiye’nin kredi notunu teyit ederken 24 Temmuz’da Moody’s’den de benzer görüşler gelebilir. Borsa İstanbul’da temkinli görünüm sürebilir.

YABANCILARIN TAHVİLE İLGİSİ ARTIYOR

TCMB verilerine göre 10 Temmuz ile biten haftada; yabancı yatırımcılar 33 milyon dolarlık hisse senedi, 1.225 milyar dolarlık tahvil alımı yaptılar. Geçen haftaki yazımızın da başlığını oluşturan “Yabancılar tahvile yöneliyor” saptaması, biraz daha doğruluk kazanmış oldu. Türkiye’nin en yüksek faiz veren ülkelerden biri olması, düşük risk içermesi, döviz kurlarının baskı altında kalmasıyla ‘carry trade’ işlemlerine zemin oluşturması, TCMB’nin faizi önümüzdeki hafta olmasa da 10 Eylül toplantısında düşürme beklentisi tahvile yönelimin önemli nedenleri arasında sayılabilir. Hisse ve tahvilde (sıcak para) yabancı girişlerinin 4-5 haftadır kesintisiz sürüyor olmasına ayrıca dikkat çekmek gerekir. Aynı hafta TCMB brüt rezervlerindeki artış (3.6 milyar dolar) ve yurtiçi yerleşiklerin mevduatındaki düşüş (860 milyon dolar) devam etti.

BORSA 14 BİNİN ALTINI TEST EDİYOR

Düşüş eğilimindeki borsada 14 bin desteğini savunmakta zorlanırken bu seviyenin altına salınım gerçekleşti. İlk destek 13 bin 900’de bulurken sonraki destekler 13 bin 700 ve 13 bin 400 seviyelerinde. Olası tepki alımlarında ilk dirençler ise 14 bin 250-14 bin 450 ve 14 bin 650 puanlarda. Endekste destek noktalarında tepki alımları görülse de güç kazanma olasılığı zayıf.

ABD-İRAN SAVAŞI TEKRAR ALEVLENDİ

Dış piyasaların gündemine ABD-İran kaynaklı gelişmeler ’tekrar’ yerleşti. Savaşın şiddetlenmesi ve Hürmüz Boğazı’nın kısmen kapan-ması petrol fiyatlarını yukarı çekti. Buna bağlı olarak ABD doları değerli kalmaya devam ederken Euro güç kazandı. Düşük gelen ABD enflasyon verisi ve alımların etkisiyle ABD tahvil faizlerin-deki gevşemeye rağmen altın ve gümüş fiyatlarındaki düşüş ivme kazandı. Altının onsu 4.000 doların altını test etti. 4.000 önemli bir çıpa haline geldi.

Borsalarda ise kâr satışları hakim. G.Kore ve Japonya borsalarındaki derinlik kazanan düşüşte önemli ölçüde teknoloji ve yapay zeka hisselerine gelen satışlar etkili.

Petrolde yükselişin devamı için brent petrolde 86 doların üzerinde kalınması önemli. Merkez bankalarının ‘şahin’ açıklamalarla faiz artırım beklentileri daha yüksek sesle dillendiriliyor. Bu yıl için Fed’den bir, Avrupa’dan iki faiz artırımı olası görülüyor.

Çin’in büyüme verisi yüzde 4.3 ile beklentilerin altında kaldı. Bu durumun petrol talebini düşürebileceği algısı ve OPEC+’ın üretim artışları petrol fiyatlarındaki yükselişi bir parça törpülüyor.

Habere git