Güncelleme Tarihi: Eylül 13, 2026 06:50
Derleyen: Selin Irmak Kaçmaz Fotoğraflar: iStock
Oluşturulma Tarihi: Eylül 13, 2026 06:50
Dünya genelinde bir numaralı beslenme yetersizliği olan demir eksikliği, yaklaşık her üç yetişkinden birini etkiliyor. Ancak buna rağmen hastalık, uzmanlar ve doktorlar tarafından çoğunlukla gözden kaçırılıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
1/13
Sosyal medyada içerik üreticilerinin "ferritin yüzü" olarak tanımladığı solgun cilt, göz altı halkaları ve tükenmiş ifade, sanılanın aksine basit bir internet trendi değil. Özellikle 20’li ve 30’lu yaşlardaki kadınlarda kronik yorgunluk, yoğun yaşam temposunun ve stresin doğal bir parçası sayılarak geçiştiriliyor.
2/13
Uzmanlar, kadınların her ay regl dönemiyle kaybettiği demirin "hayatın normal bir parçası" gibi görülüp ihmal edildiğini ve menopoz sonrasında bile vücudun toparlanmasının yıllar alabileceğini vurguluyor.
3/13
STANDART KAN TESTLERİ YANILTICI OLABİLİR
Demir, alyuvarlarda oksijen taşıyan hemoglobin proteininin üretiminde kritik bir role sahip. Ferritin proteini ise demirin vücuttaki depolarını temsil ediyor. Hekimler genellikle ilk aşamada standart kan sayımı (hemoglobin) testine başvuruyor. Ancak bu test, vücudun demir depoları zaten ciddi oranda tükenene kadar bir düşüş göstermiyor.
4/13
Michigan Üniversitesi'nden Pediatrik Hematolog Dr. Angela Weyand, standart testlerin erken evredeki hastaları tamamen kaçırdığını belirtiyor. Demir depolarının durumunu en iyi yansıtan test ferritin ölçümüdür. Mevcut tıbbi standartlar ferritin seviyesinin mililitrede 30 nanogramın altına düşmesini eksiklik olarak kabul etse de uzmanlar belirti gösteren hastalarda bu alt sınırın 50 nanograma çıkarılması gerektiğini savunuyor.
5/13
Nitekim Singapur'da kendisini son derece sağlıklı ve fit olarak tanımlayan 271 kadın koşucu üzerinde yapılan bir araştırmada, ferritin değerleri incelendiğinde kadınların yüzde 48’inde demir eksikliği tespit edildi.
6/13
EMİLİMİ ENGELLEYEN KRONİK DURUMLAR
Demir eksikliği yalnızca kan kaybı veya yetersiz beslenmeden kaynaklanmaz. Vücudun demiri emme kapasitesini doğrudan bozan pek çok tıbbi etken bulunur:
Mide ve Bağırsak Ameliyatları: Obezite (bariatrik) cerrahisi gibi mide ve bağırsak yapısını değiştiren operasyonlar emilim yüzeyini küçültür.
7/13
Sindirim Sistemi Hastalıkları: Çölyak, Crohn ve ülseratif kolit gibi kronik bağırsak iltihaplanmaları ile H. pylori enfeksiyonları bağırsak dokusuna zarar vererek demir geçişini engeller.
Mide İlaçları: Mide yanması ve reflü için yaygın olarak kullanılan asit baskılayıcı ilaçlar (omiprazol vb.) emilimi düşürür.
8/13
Kronik İltihaplanma ve Hepcidin Engeli: Otoimmün hastalıklar, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği veya kanser gibi hastalıklardaki kronik iltihaplanma, vücutta "hepcidin" adı verilen bir hormonu yükseltir. Bu hormon, dışarıdan ne kadar demir alınırsa alınsın bağırsağın demir emilimini tamamen kapatır. Bu tür durumlarda ağızdan alınan haplar fayda vermediği için hastalara doğrudan damar içi (IV) demir serumu uygulanır.
9/13
DEMİR TEDAVİSİNDE DOĞRU YAKLAŞIM VE BİLİNÇSİZ TAKVİYE RİSKİ
Tedavide izlenecek yol, eksikliğin boyutuna ve altında yatan nedene bağlıdır. Ağızdan alınan demir hapları yaygın olarak reçete edilse de hastalarda ciddi mide-bağırsak rahatsızlıklarına yol açabilir.
Genellikle gün aşırı 65 ila 100 miligram dozunda kullanım önerilir. Üç ay sonunda kan değerlerinde düzelme görülmezse damar içi serum tedavilerine geçilmesi gerekir.
10/13
Yale Tıp Fakültesi'nden Dr. Nate Wood, takviyelerin tek başına kök sorunu çözmediğini, kanama veya emilim bozukluğu gibi ana nedenlerin mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini vurguluyor.
11/13
Her yorgunluk hissinde doktora danışmadan demir takviyesine başlamak ise oldukça tehlikeli. Vücutta biriken fazla demir, tıpkı eksikliği gibi halsizlik yaratır. Genetik olarak fazla demir emilimine yatkınlığı olan (hemokromatozis) kişilerde ise kontrolsüz takviye kullanımı karaciğer, kalp ve pankreasta geri dönüşsüz hayati hasarlara yol açabilir.
12/13
BESLENME DÜZENİNDE DEMİRİ ARTIRMANIN PÜF NOKTALARI
Kırmızı et ve deniz ürünlerinde bulunan "hem demir", vücut tarafından en kolay emilen türdür. Fasulye, mercimek, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllarda bulunan bitkisel demirin emilimi ise daha zordur.
Bitkisel demir içeren gıdaları domates, narenciye, biber veya çilek gibi C vitamini zengini besinlerle birlikte tüketmek emilim oranını belirgin şekilde artırır.
13/13
Vejetaryenlerin, et tüketen bireylere kıyasla günlük ortalama iki kat daha fazla demir alması gerekir.
Çay, kahve ve süt ürünleri demir emilimini baskıladığı için, demir yönünden zengin öğünlerin en az iki saat öncesinde ve sonrasında tüketilmemelidir.

7 saat önce
32










English (US) ·