Zafer robotların oldu: Önce koşu sonra tenis insanları her şeyde yenmeye başladılar

1 saat önce 27

Masa tenisi müsabakalarına insanlar ile yaptığı maçlardan üç tanesini kazanan bir robot damga vurdu. Ace isimli robot profesyonel oyuncuların olduğu bir müsabakada çıktığı toplam dört maçtan üçünde karşısındaki rakibi yenmeyi başardı. Yapay zeka daha önce satranç ve Go gibi oyunlarda insanları alt etmeyi başarmıştı. Ancak bu başarıların fiziksel müsabakalara kadar sıçraması akıllara robotların gelişimi ile ilgili soru işaretlerini de getirdi. 

TAMAMEN TEKNOLOJİK BİR ÜSTÜNLÜK

Yapay zekânın karmaşık insan becerilerine nüfuz etme hızı artık sadece satranç tahtalarında değil, fiziksel spor arenalarında da kendini gösteriyor. Haftanın başında Pekin’deki bir yarı maratonda bir robotun insan koşucuları geride bırakmasının ardından, şimdi de Japon teknoloji devi Sony, masa tenisi dünyasında dengeleri değiştiren bir hamle yaptı.

Makineler bizi görev görev, sessizce mi geride bırakıyor? Bu sorunun cevabı hem evet hem hayır. Sony’nin geliştirdiği "Ace" adı verilen robot, profesyonel oyuncuları yenmeyi başardı; ancak bunu insansı bir formla değil, tamamen teknolojik bir üstünlükle gerçekleştirdi.

ACE NASIL BU KADAR BAŞARILI OLDU?

Ace, alışık olduğumuz insansı robotlardan oldukça farklı bir yapıya sahip. Sekiz eklemli tek bir devasa koldan oluşan robot, çevresini algılamak için dokuz farklı kamera sistemi kullanıyor. Bu kameralar, topun üzerindeki logoyu bile takip ederek topun dönüş hızını ve yönünü (spin) milisaniyeler içinde analiz edebiliyor.

Ancak Ace’in başarısının sırrı sadece donanımında değil, Pekiştirmeli Öğrenme (Reinforcement Learning) adı verilen eğitim yönteminde yatıyor. Sony AI araştırmacısı Peter Dürr’e göre, bir robotu sadece programlamak yeterli değil: "Oynamayı deneyimleyerek öğrenmeniz gerekiyor. Tıpkı bir insan gibi, robotun da pratik yapması şart."

OLİMPİK STANDARTLARDA BİR MÜCADELE

Sony, bu deneyi gerçekleştirmek için Tokyo’daki merkezinde resmi kuralların uygulandığı tam boy bir Olimpik masa tenisi sahası kurdu. Hedef sadece bir makinenin çok hızlı hareket etmesi değil, bir insanın karar alma, taktik geliştirme ve beceri düzeyine ulaşmasıydı.

Aralık ayında dört üst düzey profesyonel oyuncuyla karşılaşan Ace, bu oyuncuların üçünü yenmeyi başardı. Hatta 1992 Barselona Olimpiyatları’nda yarışan Kinjiro Nakamura, robotun yaptığı bir vuruşu "bir insanın yapması imkânsız görünüyordu" şeklinde tanımladı.

HIZ SINIRLARINI ZORLAYAN ROBOT

Masa tenisi masasındaki bu çeviklik, robotik dünyasındaki tek hız rekoru değil. Robotların sadece hassas sporlarda değil, saf güç ve hız gerektiren atletizm alanında da insan sınırlarını zorladığı görülüyor.

Geçtiğimiz dönemlerde geliştirilen ve bipedal (iki ayaklı) yapısıyla dikkat çeken robotlar, artık efsanevi sprinter Usain Bolt’un hız değerlerine yaklaşmaya başladı. Örneğin, Unitree veya Boston Dynamics gibi şirketlerin geliştirdiği robotik sistemler, takılmadan veya dengesini kaybetmeden yüksek hızlarda koşabiliyor.

Hatta laboratuvar ortamındaki bazı özel prototipler, kısa mesafe koşularında saatte 45 km/s gibi hızlara ulaşarak Bolt’un 100 metre rekoru sırasındaki en yüksek hızına (yaklaşık 44.7 km/s) meydan okuyor. Bu durum, gelecekte sporun sadece insanlar arasında değil, "insan ve makine" arasında hibrit bir rekabete dönüşebileceğinin en somut kanıtı.

www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Habere git