SON DAKİKA! Devlet Bahçeli: Çocuklarımızı karanlık eylemlere iten dijitalleşme ve değer erozyonu sorgulanmalı

9 saat önce 76
 Çocuklarımızı karanlık eylemlere iten dijitalleşme ve değer erozyonu sorgulanmalı

Bahçeli'nin açıklaması şöyle;

"Dün Şanlıurfa’da, bugün ise Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin; sığ, yüzeysel ve tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilemeyeceği açıktır. Bu vahim gelişmelerin, tüm sebepleri, sonuçları ve arka plan dinamikleriyle birlikte; serinkanlı, sağduyulu ve çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınması, hakikatin tam manasıyla ortaya çıkarılması açısından zaruri bir mecburiyettir.

Dijitalleşmenin kontrolsüz yaygınlığı, sosyal medya mecralarının denetimsiz etkisi ve giderek derinleşen akran zorbalığı, maalesef çocuklarımızın ruh dünyasında telafisi güç tahribatlar meydana getirmektedir.

Günümüz dünyasında evlatlarımız, sosyal medyanın adeta emzirdiği; parmak uçlarıyla ekranlara yön verdiği, saniyeler içinde birbirine zıt duyguların yaşanıp tüketildiği yapay bir iklimin içinde büyümektedir.

Bir kaydırma hareketiyle sevinçten öfkeye, merhametten şiddete savrulan bu hızlı duygu geçişleri, henüz gelişim çağındaki zihinlerde gerçek ile sanal arasındaki sınırları bulanıklaştırmaktadır.

Sanal âlemde kolaylıkla değiştirilebilen, silinebilen ve yeniden kurgulanabilen hayatların, gerçek dünyada da aynı şekilde yönlendirilebileceği yönünde tehlikeli bir vehim oluşmaktadır.

Bilhassa ergenlik çağındaki bireylerin, bu sanal akışın etkisiyle gerçekliği basitleştirme, sonuçları hafife alma ve anlık tepkilerle hareket etme eğilimleri artmaktadır.

Bu durum, kontrolsüz bırakıldığında, telafisi mümkün olmayan sonuçlara kapı aralayabilecek bir zemin hazırlamaktadır. Nitekim benzer hadiselerin farklı toplumlarda da yaşandığı gerçeği, meselenin küresel bir tehdit boyutu kazandığını açıkça göstermektedir.

Unutulmamalıdır ki; insan, biyolojik varlığının yanı sıra, kültürel ve milli değerlerle yoğrulan bir şahsiyettir. Dijitalleşme bu değerleri aşındırdığında, toplumsal dokuyu hedef alıp zayıflattığında, böylesi trajediler kaçınılmaz hale gelmektedir.

Bu nedenle meseleyi yalnızca fail üzerinden okumak, hakikatin eksik anlaşılmasına yol açacaktır. Asıl sorgulanması gereken, çocuklarımızı böylesi karanlık eylemlere iten sosyal çevre, dijitalleşme, değer erozyonu ve kontrolsüz etki alanlarıdır.

Böylesi vahim ve hassas hadiselerde, yetkili makamların görevlerini hiçbir baskı ve yönlendirme altında kalmadan, sükûnet ve devlet ciddiyeti içinde yürütmesi hayati önemdedir.

Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması beklenmeden yapılacak siyasi yorumlar, hakikatin üzerini örtmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır.

Şayet gerekli görülüyorsa değerlendirmeler, ancak süreç tamamlandıktan sonra yapılmalıdır. Hiç kimse böylesine elim bir hadiseyi günübirlik siyasetin malzemesi haline getirmemeli; acı üzerinden istismar arayışına tevessül etmemelidir.

Bütün bu tespitlerin ışığında, yaşanan acı hadisenin vicdanlarımızda açtığı derin yarayı da ifade etmek zaruridir.
Bu alçak saldırıda Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden yavrularımıza ve fedakâr öğretmen kardeşimize Cenab-ı Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Her iki menfur saldırı da yaralanan evlatlarımıza da acil şifalar temenni ediyorum."

Habere git